18° Parçalı az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

Ak Parti Neden Toplumsal İhtiyaçtır ?

AKP - 11 Eylül 2019 16:58 A A

AK Parti, muhafazakârlık ve demokratlık temelinde bir kitle partisidir. Siyasetin fikir ekseninde yapılmasını temel almakta, buradan kalkarak kitlelere dönük merkez siyaseti üretmenin adıdır.

AK Parti toplumsal merkezden aldığı güçle siyasi merkezi yeniden inşa ederek, merkez sağın tartışmasız lideridir. Kodlarındaki düşünce geleneğinden hareketle, yerli ve milli değerler sistemimizi evrensel standarttaki muhafazakâr-milliyetçi siyaset çizgisiyle yeniden toplumun umudu olmak zorundadır.

Ne yazık ki Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen bazı parti yöneticileri o kadar sorumsuzluk  içindedirler ki, neredeyse her bakanlık ve yerel yönetimlerde nepotizm uygulanmasına göz yummuşlardır.

AK Parti dinimizi bir toplumsal değer olarak çok önemsemekle birlikte din üzerinden siyaset yapmayı, devleti ideolojik bir dönüşüme uğratmayı, dini sembollerle örgütlenmeyi doğru bulmamaktadır. Buna rağmen içimizde kendini gizleyen bazı siyasi kimlikler dürüstlük iddiamıza leke sürmektedirler.

Toplumsal tabanımız sapla samanı ayıracak sağ duyuya sahiptir, El betteki Ak Parti ‘ye gönül veren milyonlarca vatandaşımız bu ve benzeri olumsuz kişilikleri farketmektedir,  sınamaktadır, izlemektedir.

Biz biliyoruz ki Ak Parti demek, hiçbir siyasi kimlik gözetmeksizin demokratik katılıma, siyasete ve ekonomiye ilgi duyan, sosyal ilişkilerini daha da geliştirmeyi hedefleyen, kişisel birikim ve donanımını artırmak isteyen her kesimin ortak adresidir.

Ancak her nedense bazı siyasi yöneticilerimiz, Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen Neopolitizmi o kadar ilerletmiş durumda olmalarına rağmen hala üst kademelerde yetkinliklerini korumaktadırlar.

Ak Partiye inanan ve bugüne kadar bir çok başarıya imza atmış tecrübeler, liyakat esasından hareketle bu sorunun hızlıca üstüne gidebilecek güce sahiptir

Liderimizin dediği gibi, “Tecrübe en büyük derslerden birisidir”. Tecrübelerden ders almayan yöneticilerimiz kendine acilen çeki düzen vermek zorundadır.

AK Parti, Türkiye’ye ilkeli, milli ve yerli siyasetçiler yetiştiren bir okuldur. Partimizin her türlü organizasyonu, çalışmaları, teşkilat mensuplarına yönelik önemli bir eğitimidir. AK Parti olarak kaliteyi de önemseyen bir siyasi partidir. Bu yönüyle AK Parti aynı zamanda önemli bir siyasi markanın adıdır.

Ak Partinin siyaset olarak beslendiği kök değerleri olan milli ve manevi kültürün temelini oluşturan yüksek ahlak anlayışı bugün toplum tarafından en çok önemsenen mesele olmuştur

Ak Partinin bu felsefesini kavrayamamış bazı yöneticiler, parti tabanının dile getirdiği talep ve eleştirilere karşı duyarsız davranmışlardır.

AK Parti iktidarları döneminde gerçekleştirdiği siyasi, askeri ve ekonomik atılımlar, yönetim ve demokrasi kalitesinde ortaya konulan olumlu gelişmeler dünyada dost-düşman birçok ülkenin dikkatini çekmiştir.

29 Mart Yerel seçimleri bize göstermiştir ki vatandaşla temas halinde olan, onların dertlerini dinleyen isimler halk nezdinde sınıfı geçenler olmuştur.

29 Mart- 24 Haziran  Yerel yönetim seçimleri sonrasında Ak Partiye gönül veren bir çok seçmen aday adayı ve adyalar için yapılan seçimler tabanı istekleri doğrultusunda icra edilmemiştir.

 

Teşkilatlarda toplumun sevdiği ve listelerde görmek istedikleri adaylar yerine  ehil olmayan,  kişisel menfaat ve çıkar peşinde olanlar her nasılsa bazı il ve ilçelerde  aday yapılmıştır. Bunun neticesinde de birçok AK partiye hizmet emektarlar küstürmüştür.

İstanbul Adayımız Binali Yıldırım ismi başlı başına bir marka olduğunu söylemeye gerek yoktur.  Kendisi tecrübe demektir, hizmet demektir, yatırım demektir. Bu marka, muhabbet, samimiyet, özveri demektir. Binali Yıldırım her türlü zorluğa, çözüm üretebilme iradesi demektir. Binali Yıldırım ülkemizde eser siyasetin de markasıdır.

 Buna rağmen Binali Yıldırım’ın seçimi kaybetmesi çok düşündürücüdür.

Büyük bir güç  sahipliğin yanında,  24  ilçe belediye başkanlığı kazanması, beraberinde  43 Milletvekilinin olmasına rağmen  seçim kampanyasını yönetemeyen  bir kitle seçimi kaybettirmiştir. İttifak ortağımız MHP ise yerel seçimde gücünü ortaya yeterince koyamamıştır.

MHP’nin İstanbul Aday Adayı olan Akademisyen ve teşkilatların çok iyi bildiği bir isim olan Fahri Yağlı ve Ülkücü camianın önde gelen isimleri, her nedense sahalara çıkarılmamıştır.

Şayet Binali Yıldırım beyle bu ekip sahalarda seçim kampanyası birlikte yürütmüş olsalardı, 31 Martta seçim sonucu büyük bir farkla kazanılacaktı.

Bunu biz biliyorduk, her platformda dile getirdik.

İstanbul’da önemli STK platform ve Konfederasyon başkanlarını da dinleyen olmadı.

Cumhur ittifakı İl yöneticileri ve genel merkezdeki yöneticiler biliyorlardı!

Ancak Ak Parti’de çalışmasıyla dikkat çeken isimlerde gözden kaçmamıştır; İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ve Bakan yardımcımız Mehmet Ersoy,  Ak Parti Genel başka yardımcımız Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı İhsan Şener, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir,  İstanbul Milletvekili Dr İsmet Uçma, Metin Külünk, Osman Boyraz, Mustafa Ataş,  Hulusi Şentürk,  MHP İstanbul vekillerinden İsmail Faruk Aksu, Mehmet Bülent Karataş, Cemal Enginyurt gibi ismini sayamadığımız isimler dikkat çekmiştir.

Milletimizin umudu Cumhur İttifakı’dır. Türkiye’nin geleceğini inşa edecek mimar da Cumhur İttifakı’dır.

AK Parti’nin fabrika ayarlarına geri dönmesi lazım.

Ayrıca, 31 Mart’a kadar dilimiz çok sertti. 23 Haziran öncesinde yumuşattık ama inandırıcı olamadık.

Düzeltileceğini söyleyenler var.

Yani, insanların ‘doğru’ dediği şeyler mi tasfiye edilecek, ‘yanlış’ dediği şeyler mi?

Aynı şeye bir kısmımız yanlış, bir kısmımız doğru diyor olabilir miyiz?

Bir başka deyişle, tasfiye edilecek olanlar, AK Parti’nin fabrika ayarları’ mı yoksa özeleştirilere konu olan sapmalar mı?

Mesela, Külliyede oluşturulan istişare heyeti bu meseleler hakkında bir fikre sahip midir?

AK Parti, kongre sürecini öne aldı.

Bu da kongre sürecinde netleşecek.

Bu konularla ilgili elbette herkesin bir yorumu var.

Benim de var.

İyi işler yapan, doğru işler yapan karşılığını görür.

Yanlış işler yapan da karşılığını görür.

AK Parti’de Liderimiz,  Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu il başkanları toplantısında gelecek ile ilgili sinyalini verdiği değişim, sonbahardan itibaren olağan kongre süreci ile başlayacak.

31 Mart ve 24 Haziran yerel seçimlerinde başarılı performans göstermeyen illerin ve ilçelerin teşkilatlarında revizyona gidileceği bekleniyor..

Vefa gelenek ve yenilik” temalı 7. Olağan Büyük Kongre’de seçilecek yeni kadrolar AK Parti‘yi 2023 seçimlerine taşıyacak. Türk milletinin ve teşkilatlarının büyük yenilik ve kaliteli kirlenmemiş donanımlı siyasetçilere görev vereceği beklentisi kamuoyunda oluşmaktadır…

Liyakat sistemi başarılı kimlikleri ön plana çıkarmak zorundadır. Ak Partiyi 2023 Hedeflerine taşıyacak, ismi bilinmeyen nice yetenekli ve kabiliyetli siyasete yeni yüz olacak  aktörler mevcuttur.

Sakın ha eleştirilerimiz kimseyi rahatsız etmesin, dost söylerse acı söyler

AK Parti kulislerinde yaşanacak bu değişim “Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı  2023’e yeni kadrolarla gitmek istiyor. Vatandaştan kopuk ve köpük haline gelmiş siyasetçi istemiyor”

Ak Partili kadrolar “2019’dan 2023’e hiçbir gaflet ve dalalete fırsat vermeden yürümelidir.

 Yücel Yalçınkaya

(İletişim: [email protected])

EPF Avrupa Basın Federasyon Üyesi

27. Dönem Ak Parti İstanbul Milletvekili Aday Adayı

31 Mart 2019 Çekmeköy Belediye Başkanı Aday Adayı

Bu haber 267 kez okundu.
AKP - 16:58 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
%d blogcu bunu beğendi: